Enderun Eğitim Vakfı Nereye Ait? Bir Hikaye, Bir Umut Bir gün sabahın erken saatlerinde, Kayseri’nin sessiz sokaklarında yürürken, birden Enderun Eğitim Vakfı aklıma geldi. O an bir şeylerin kırıldığını, bir yerlerin eksik kaldığını hissettim. Çünkü Enderun, Kayseri’deki ilk adımlarımda, yani tam üniversiteyi kazanıp ilk defa kendi başıma şehirde kalmaya başladığımda, bana bir şekilde hep yakın olmuştu. Ama o gün, fark ettiğim bir şey vardı: Enderun Eğitim Vakfı’nın nereye ait olduğunu, gerçekten nereden geldiğini hiç düşünmemişim. Beni tanımayan birinin sorduğunda ise, verdiğim cevap da aslında tam olarak ne hissettiğimi yansıtmıyordu. Bir Şehirde Kaybolmuş Gibi İlk defa Kayseri’ye taşındığımda, şehri bir yabancı…
Yorum BırakFırça ve İlham Yazılar
Piş Olmak Ne Demek? Tarihsel Bir Perspektif Geçmişi doğru anlamadan bugünü tam olarak kavrayamayız. Her kelime, her terim, bir dönemin kültürünü, toplumsal yapısını ve değer yargılarını yansıtır. “Piş olmak” gibi bir deyim, ilk bakışta sıradan bir halk tabiri gibi görünse de, tarihsel ve toplumsal bağlamda derin bir anlam taşır. Peki, “piş olmak” ne demek? Bu yazıda, “piş olmak” deyiminin tarihsel kökenlerini, toplumsal dönüşümünü ve dildeki evrimini inceleyecek, geçmişin bugüne nasıl yansıdığını anlamaya çalışacağız. Kökenler: “Piş Olmak” ve Türkçe’deki İlk Kullanımı “Piş olmak” deyimi, Türkçede zamanla şekillenmiş bir tabirdir ve özellikle halk arasında kullanılır. Ancak bu terimin etimolojik kökeni, derin bir…
Yorum BırakBoğaza Saplanan Kılçık ve Ekonomi: Kıt Kaynaklar, Seçimler ve Sonuçlar Üzerine Bir Düşünce Herhangi bir birey gibi düşünen bir analitik zihin için “boğaza saplanan kılçık nasıl çıkarılır?” sorusu, sadece fiziksel bir olayı tanımlamaktan çok öte bir düşünce deneyidir: sınırlı kaynaklarla (vakit, bilgi, araçlar, sağlık hizmetleri) karşı karşıya kaldığımızda seçimlerimizin sonuçları nelerdir? Bu basit metafor üzerinden mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektiflerini birleştirerek, piyasa dinamikleri, bireysel karar mekanizmaları, kamu politikaları ve toplumsal refah bağlamında geniş bir analiz yapacağız. Mikroekonomi Perspektifi: Bireysel Seçimler ve Fırsat Maliyeti Kılçık Çıkarma Kararının Fırsat Maliyeti Mikroekonomi, bireylerin kıt kaynaklarla nasıl kararlar verdiğini inceleyen disiplindir. Boğaza saplanan…
Yorum BırakBilinci Açık Bebekte Hava Yolunda Tam Tıkanıklık: Ekonomik Perspektiften Bir İlk Yardım Uygulaması Hayatın her anında karşılaştığımız kaynak kıtlığı ve seçimler, yalnızca ekonomiyle değil, sağlık, güvenlik ve bireysel hayatta kalma gibi temel insani değerlerle de ilişkilidir. Örneğin, bir bebekte hava yolunda tam tıkanıklık durumu, hem hayati tehlike yaratır hem de bir tür acil durum ekonomisi devreye sokar. Bu, ekonomik kararların en derin ve en temel haliyle örneğidir; her bir anın, her bir hareketin bir fırsat maliyeti vardır. Tıpkı mikroekonomik kararlar gibi, acil durumlarda alınan her bir adım da sonuçlarla şekillenir. Bebeğin sağlığını kurtarma amacıyla yapılan seçimler, kamu politikalarının nasıl işlediği,…
Yorum Bırakİşyerinde Hakarete Uğrayan Kişi Ne Yapmalı? Güç, İktidar ve Toplumsal Adalet Perspektifinden Bir Bakış Toplumlar, işyerleri, devletler ve daha geniş sosyal yapılar, birbirine bağlı güç ilişkileri üzerinden şekillenir. Bu güç ilişkileri, yalnızca devletin yönetim biçimiyle değil, aynı zamanda bireylerin birbirleriyle etkileşimleriyle de ortaya çıkar. İnsanlar, yaşamlarının büyük bir kısmını işyerlerinde geçirirken, bu alan da toplumsal dinamiklerden etkilenir. İşyerinde yaşanan hakaret, yalnızca bireysel bir olay olmanın ötesindedir. Olay, aynı zamanda işyerindeki iktidar ilişkilerinin, toplumsal normların ve hukukun işleyişinin bir yansımasıdır. Peki, işyerinde hakarete uğrayan bir kişi ne yapmalıdır? Bu soruyu cevaplamak için, güç, meşruiyet, kurumlar ve demokratik katılım gibi temel siyasal…
Yorum Bırakİnsan Öldükten Sonra Öbür Dünyada Ne Olur? Tarihsel Bir Perspektif İnsanın ölüm sonrası hayatla ilgili merakları, tarih boyunca kültürleri şekillendiren en derin sorulardan biri olmuştur. Geçmişi anlamadan, günümüzü tam olarak kavrayabilmek mümkün değildir, çünkü insanların ölüm ve öbür dünya anlayışları, toplumsal yapıları, inanç sistemleri ve günlük yaşamlarını derinden etkilemiştir. İnsan öldükten sonra ne olur sorusu, her dönemde farklı bakış açıları ve dini öğretilerle şekillenmiş, her kültür farklı bir cevap aramıştır. Bu yazıda, tarihsel bir perspektiften bu soruya dair çeşitli anlayışları, toplumsal değişimlere bağlı olarak nasıl evrildiğini ve bu evrimin günümüzdeki yansımalarını inceleyeceğiz. İlk Dönemlerden Orta Çağ’a: Ölüm Sonrası Hayatın İlk…
Yorum BırakTularemi Zoonotik Mi? Bir Psikolojik Mercekten Yaklaşım Bir psikolog olarak insan davranışlarını incelemek, zihinsel süreçlerimizi, hislerimizi ve toplumsal etkileşimlerimizi çözümlemek sürekli ilgimi çeker. Ancak bazı konular, doğrudan beynimize ve ruhumuza dair değil de, dış dünyamızla olan ilişkimize dair soruları gündeme getiriyor. Tularemi, bu türden bir konu. Zoonotik mi? İnsanlar, doğayla kurdukları bu hassas ilişkide ne kadar kontrol sahibidir? Bu hastalığın psikolojik boyutları nedir? Bu yazıda, Tularemi’nin zoonotik olup olmadığını incelemenin ötesine geçerek, bu soruyu psikolojik bir mercekten de ele alacağız. Bir İnsan Davranışının Doğaya Etkisi: Tularemi ve Zoonozlar Tularemi, Francisella tularensis bakterisinin neden olduğu, sıklıkla hayvanlardan insanlara bulaşan ve çoğunlukla…
Yorum BırakÖdü Kopuyor Ne Demek? Bir Tabirin Derinlemesine İncelenmesi Bir gün bir arkadaşınıza, “Aman, ödüm kopuyor!” dediniz mi? Belki bir korku filmi izlerken, ya da iş yerindeki bir sunumda gözler üzerinde hissettiğiniz baskıyı anlatırken. Ama gerçekten düşündünüz mü, bu tabir ne anlama geliyor? Kelimeler zamanla evrilir, bir anlamdan diğerine taşınır. “Ödü kopuyor” da dilimizdeki en renkli ve güçlü tabirlerden biri olarak, kullanıldığı duruma göre korku, heyecan ya da bir tür korku karışımı bir duygu durumunu tanımlar. Peki, bu tabir geçmişten bugüne nasıl bir evrim geçirdi? Günümüzde bu ifadeyi kullandığınızda gerçekte ne hissettiğinizi tam olarak yansıtıyor mu? Ödü Kopuyor: Tarihsel Kökenlere Bir…
Yorum BırakUmay İsmi Dinen Caiz Mi? Felsefi Bir Bakış Bir insanın adı, sadece bir etiket değil, aynı zamanda kimliğini ve varlığını yansıtan derin bir semboldür. Adın seçimi, toplumsal, kültürel ve dini anlamlar taşır. Ancak bir ismin seçilmesinin ardında çoğu zaman sadece estetik ya da kişisel beğeniler değil, bireyin değerlerine, inançlarına ve toplumun normlarına duyduğu saygı da yer alır. Peki, bir insan ismini seçerken sadece bireysel tercihlere mi dayanır, yoksa bu seçim, daha büyük bir manevi sorumluluğun parçası mıdır? Özellikle dini açıdan bir ismin caiz olup olmadığı sorusu, sadece kişinin kimliğini değil, aynı zamanda toplumsal kabulünü ve manevi değerlerle olan bağını da…
Yorum Bırak“Cafer” İsminin Ekonomik Boyutu: Türkiye’de Kaç Kişi Var, Ne Anlama Gelir? Giriş: Az Veride Çok Soru — İsim, Piyasa ve Toplumsal Refah Bir ekonomist olarak bakınca, toplumsal göstergelerin büyük kısmı nüfus ve demografi verilerine dayanır. Bireylerin isim dağılımı gibi görece küçük görünen veriler bile, kültür, kimlik ve ekonomik tercihler arasındaki bağları görmek adına anlamlı olabilir. Ancak isim istatistikleri genelde sınırlı olur; bu da “Türkiye’de kaç Cafer var?” sorusuna kesin cevap vermeyi güçleştirir. Yine de mevcut veriler ve pazar dinamikleri bağlamında birkaç çıkarım yapılabilir — ve bu çıkarımlar, bireysel kararların toplumsal refah üzerindeki etkisini düşünmemizi sağlar. Mevcut Veriler: Cafer İsminin Yaygınlığı…
Yorum Bırak