Hayatımız boyunca öğrendiğimiz her yeni bilgi, dil, beceri ya da kavram, aslında dünyayla aramızda kurduğumuz bir köprüdür. Bu köprü, bazen görünmez bir hece, bir vurgu, bir sessizlik olabilir — örneğin “Rusya” kelimesini İngilizcede nasıl telaffuz ettiğimizi düşünün: “Russia.” Küçük ama anlamlı bir dönüşümdür bu. Bu yazıda, sadece bir kelimenin telaffuzundan yola çıkarak, öğrenmenin dönüştürücü gücünü, pedagoji, öğrenme kuramları, öğretim yöntemleri, eğitim teknolojileri ve toplumsal bağlam açısından ele alan kapsamlı bir bakış sunmak istiyorum. Hem bireysel hem kolektif öğrenmenin önemi üzerine düşünmeye davet ediyorum. Dil Öğrenimi ve Telaffuz: Küçük Bir Adım, Büyük Bir Köprü İngilizce’de “Russia” kelimesini telaffuz etmek, kulağa belki…
Yorum BırakFırça ve İlham Yazılar
Portakallı Ördek Yanına Ne Gider? Psikolojik Bir Analiz İnsan davranışlarını anlamaya çalışan bir psikolog olarak, bazen en sıradan sorular bile çok daha derin anlamlar taşıyabilir. “Portakallı ördek yanına ne gider?” gibi bir soru, ilk bakışta eğlenceli ve masum bir merak gibi görünebilir, ancak bu tür basit ifadeler, insanın zihinsel, duygusal ve sosyal dünyasına dair önemli ipuçları verebilir. Bu yazıda, bu soruyu, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektifinden çözümlemeyi amaçlıyorum. İnsanların seçimleri, tercihleri ve ilişkileri, sadece çevresel faktörlere bağlı değil, aynı zamanda içsel dünya ve sosyal bağlamla da şekillenir. Hadi gelin, portakallı ördek meselesini bir psikolojik mercekten inceleyelim. Bilişsel Psikoloji: Seçimler…
Yorum BırakBoraks Bulaşık Makinesinde Kullanılır mı? İktidar, Kurumlar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Analiz Günümüz dünyasında, toplumsal yapılar ve güç ilişkileri yalnızca hükümetler ve devletler arasındaki etkileşimle değil, aynı zamanda günlük yaşamın en basit unsurlarında da belirginleşiyor. Herhangi bir nesnenin ya da aracın kullanımına dair bir karar, görünmeyen bir gücün ve ideolojilerin etkisi altındadır. Örneğin, boraks gibi evde yaygın olarak kullanılan bir madde, bulaşık makinesinde kullanılır mı sorusu, temelde modern toplumsal düzeni ve ideolojik yapıları sorgulamamıza olanak tanır. Görünen o ki, bu basit soru üzerinden giderek çok daha derin toplumsal, siyasal ve ideolojik soruları gündeme getirebiliriz. Ne de olsa, toplumun en…
Yorum BırakKapitalizm Nedir? Kaynakların Kıtlığı ve Seçimlerin Sonuçlarına Analitik Bir Bakış Kaynakların kıtlığı ile karşılaştığımızda, her birey gibi ben de “Nasıl en iyi kararları alabiliriz?” sorusunu sorarım. Ekonomi yalnızca sayılarla ilgili değildir; bireylerin, toplumların ve kurumların kısıtlı kaynaklarla nasıl seçimler yaptığını açıklar. Bu bağlamda kapitalizm, üretim faktörlerinin özel mülkiyete dayalı olarak arz ve talep güçleriyle yönlendirildiği bir ekonomik sistemdir. Kapitalizmin tarihsel gelişimi, mikroekonomik karar mekanizmaları, makroekonomik denge ve davranışsal ekonomi içgörüleriyle birlikte ele alındığında, hem bireysel refahı hem de toplumsal dengesizlikleri anlamak mümkün olur. Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi Erken Kapitalist Dönem ve Sanayi Devrimi Kapitalizm, 16. yüzyılda Avrupa’da ticaretin artmasıyla filizlenmiş, 18.…
Yorum BırakGeçmişten Günümüze Yapılan Geleneksel Şeyler: Alışkanlıklar ve Psikolojik Yönleri Hepimiz bir şekilde bir şeyleri alışkanlık haline getiriyoruz, değil mi? Gündelik yaşamda bazen farkında olmadan, bazen ise bilinçli olarak yaptığımız şeyler, bizim için bir tür rutine dönüşüyor. İşte bu alışkanlıklar, yalnızca bireysel bir deneyim değil, aynı zamanda toplumsal bir olgu olarak da karşımıza çıkıyor. Peki, geçmişten günümüze yapılan şeyler alışkanlıklarımıza nasıl dönüşüyor? Bu sorunun ardında, insan davranışlarının karmaşık bilişsel ve duygusal süreçlerine dair pek çok boyut var. Psikolojik merakım, alışkanlıkların sadece birer davranışsal kalıp değil, aynı zamanda duygusal ve sosyal düzeyde de şekillenen bir olgu olduğunu gösteriyor. Bu yazıda, alışkanlıkların psikolojik…
Yorum BırakAldatmak Sadece Cinsellik Mi? Aldatmak. Bir kelime, bir kavram. Toplumun yarattığı ve sürekli yeniden şekillendirdiği, bazen “çok hassas bir konu” dediğimiz, bazen de “o kadar da büyük bir şey değil” diye küçümsediğimiz bir mesele. Bu konuda bir soru var: Aldatmak sadece cinsellik midir? Bence değil. Ama bunu savunmak da kolay değil. Çünkü genellikle aldatma, cinsellik üzerinden tartışılıyor. Ancak bu durum, meseleyi çok basitleştiriyor. Hadi, birlikte hem güçlü yanlarına hem de zayıf yönlerine bakalım. Aldatmanın Sadece Cinsellik Olduğu Görüşü Hadi önce, “aldatma = cinsellik” görüşünü irdeleyelim. Pek çoğumuz için aldatmak, fiziksel bir ilişkiyle başlar. Çoğu zaman, ilişki içinde yaşanan duygusal boşluklar…
Yorum BırakÇiçekler Kuruyor: Meşruiyet ve Katılımın Dönüşümü Üzerine Bir Siyasi Analiz Giriş: Toplumsal Dönüşümün Gizli Belirtisi Çiçeklerin kuruduğunu görmek, yalnızca doğanın bir belirtisi değildir; bu durum, bir toplumsal sistemin de değişmekte olduğuna dair bir metafor olabilir. Bir yandan baharın taze umutlarını taşırken, diğer yandan değişimin getirdiği kuraklıkla da yüzleşmemiz gerektiğini hatırlatır. Toplumlar da tıpkı çiçekler gibi döngülerle varlıklarını sürdürürler. Ancak bazı dönemlerde, bu döngülerde bozulmalar yaşanır; iktidar ilişkileri, toplumsal yapılar ve demokratik katılım gibi kavramlar, kuruyan çiçeklerin izlediği yolu takip edebilir. Bu yazıda, “çiçekler kuruyor” metaforunu, günümüz siyasi ortamı ile ilişkilendirerek, meşruiyet, katılım ve demokrasi kavramları etrafında bir analiz yapmayı amaçlıyoruz.…
Yorum BırakAhüzarım Ne Demek? Bir Anlam Arayışı Kayseri’nin o tipik soğuk akşamlarında, bazen bir kelime aklıma düşer, bazen de bir ses. O gün, otobüste gelen seslerden birini duyduğumda içimden bir şeyler kırıldı. “Ahüzarım” dedi birisi, belki de öylesine, belki de farkında olmadan. Benim içinse, o kelime tam anlamıyla bir dönüm noktasıydı. O an, gözlerimi kapattım ve bu kelimenin bana neler hatırlattığını düşündüm. İçimde bir şeyler çırpındı; eski anılar, duygular ve tam olarak ne demek olduğunu bilmediğim bir anlam vardı, ama bir şekilde, derinlerimde bir yere dokunmuştu. Ahüzarım ne demek, gerçekten ne demekti? Bir Ses, Bir Anlam, Bir Hikâye Yıllar önce, bir…
Yorum BırakKaynakların Kıtlığı ve Seçimlerin Ekonomik Sonuçları: Endüktif Kapasitif Ceza Neden Gelir? Kaynaklar sınırlıdır. Enerji, üretimin kan damarıdır; aynı zamanda tüketicinin ve üreticinin bütçesini doğrudan etkiler. Enerji piyasalarında fiyatlar, tüketim desenleri, altyapı yatırımları ve düzenleyici politikalar arasındaki etkileşim, ekonomik aktörlerin kararlarını şekillendirir. Bu bağlamda, “endüktif kapasitif ceza neden gelir?” sorusunu sadece teknik bir elektrik mühendisliği problemi olmaktan çıkarıp, sınırlı kaynaklar, fırsat maliyeti ve piyasa dengesizlikleri açısından değerlendirelim. Endüktif Kapasitif Ceza Nedir? Elektrik sistemlerinde reaktif güç – endüktif ve kapasitif komponentler – aktif gücün iletimini zorlaştırarak sistem verimliliğini düşürür. Enerji sağlayıcıları, bu etkinin maliyetini telafi etmek için abone bazında reaktif enerji kullanımına…
Yorum BırakDemokratik Davranmak Ne Demek? Ekonomik Bir Perspektiften Bakış Hepimiz günlük hayatta seçimler yaparız: ne giyeceğimizden, ne yiyeceğimize kadar; bazen farkında olmadan, bazen de son derece bilinçli bir şekilde. Ancak, tüm bu seçimler bir noktada birbiriyle kesişir ve bizi toplumsal bir bütüne dahil eder. Toplumun genel düzenini etkileyen bu seçimler, çok daha büyük bir resmin parçasıdır. Peki, “demokratik davranmak” dediğimizde ne anlıyoruz? Bu, sadece oy kullanmak ya da başkalarına saygı göstermek gibi yüzeysel anlamlarla sınırlı mıdır, yoksa daha derin ekonomik bir boyutu var mıdır? Bu yazıda, “demokratik davranmak” kavramını ekonomi perspektifinden ele alacağız. Hem mikroekonomi, hem de makroekonomi çerçevesinde; bireysel karar…
Yorum Bırak