İçeriğe geç

Enderun Eğitim Vakfı nereye ait ?

Enderun Eğitim Vakfı Nereye Ait? Bir Hikaye, Bir Umut

Bir gün sabahın erken saatlerinde, Kayseri’nin sessiz sokaklarında yürürken, birden Enderun Eğitim Vakfı aklıma geldi. O an bir şeylerin kırıldığını, bir yerlerin eksik kaldığını hissettim. Çünkü Enderun, Kayseri’deki ilk adımlarımda, yani tam üniversiteyi kazanıp ilk defa kendi başıma şehirde kalmaya başladığımda, bana bir şekilde hep yakın olmuştu. Ama o gün, fark ettiğim bir şey vardı: Enderun Eğitim Vakfı’nın nereye ait olduğunu, gerçekten nereden geldiğini hiç düşünmemişim. Beni tanımayan birinin sorduğunda ise, verdiğim cevap da aslında tam olarak ne hissettiğimi yansıtmıyordu.

Bir Şehirde Kaybolmuş Gibi

İlk defa Kayseri’ye taşındığımda, şehri bir yabancı gibi hissettim. Hani şehirler vardır ya, her sokakta, her köşede tanıdık bir şeyler ararsınız. Ama Kayseri bana hep yabancı gelmişti. O kadar çok yeni bir ortam vardı ki, insanın başını döndürürcesine her şey hızla geçiyordu. Okul, işler, arkadaşlıklar… Her şey bir yanda ama ben bir yerlerde kaybolmuş gibiydim.

Bir gün, şehirdeki eski caddelerden birinde yürürken, bir tabela dikkatimi çekti: Enderun Eğitim Vakfı. Bu tabela, bir anlamda hayatımın dönüm noktalarından biriydi. O zamanlar, sadece okul için bir şeyler yapmak istiyordum. Ama kaybolmuş hissettiğim bu şehirde, Enderun Eğitim Vakfı adeta bir ışık gibi parlıyordu. Sanki hayatımda bir boşluğu dolduracak bir yer vardı ve o yer Enderun’dı.

Enderun Eğitim Vakfı ve İhtimaller

İlk gidişimde, vakfın kapısından içeri adım attım ve bana ait bir şeyler buldum. İçerideki ortam, hem sakin hem de insana bir şeyler öğretmeye hevesliydi. O an, vakfın sadece bir eğitim kurumu olmadığını, burada umutların yeniden yeşerdiğini fark ettim. İçerideki her insanın yüzündeki o bilinçli, sakin ve aynı zamanda merak dolu bakışlar… Her şey bir anlam ifade ediyordu. Burada bir şeyler öğrenmek, bir şeyleri paylaşmak istiyordum.

Ama bir soru vardı kafamda: Enderun Eğitim Vakfı nereye ait? Bu soruyu o kadar çok sordum ki, neredeyse yanıtını bulmadan oradan çıkmak istemiyordum. Enderun, sadece Kayseri’ye mi aitti, yoksa başka şehirlerden de insanlar mı geliyordu? Bu soru, o an içimi o kadar kaplamıştı ki, sanki hiç bitmeyecek bir düşünce girdabına kapıldım.

Kayseri’nin Tarihinde Bir Yerin Adı

Birkaç hafta sonra, Enderun Eğitim Vakfı’na tekrar gittim. İçeri girdiğimde, vakfın yöneticisiyle tanıştım. O gün çok ilginç bir şey öğrendim. Enderun Eğitim Vakfı, aslında sadece bir eğitim kurumu değil, Kayseri’nin geçmişine ait bir mirası taşıyan bir yerdi. 16. yüzyıldan itibaren Osmanlı İmparatorluğu’nun saraylarında eğitim gören gençlerin yetiştirildiği yerlerin adı olan Enderun, Kayseri’de bu mirası yaşatan bir okul olarak benim hayatımda yeni bir sayfa açıyordu. Ama bir yandan da kaybolmuş hissettiğim şehri daha yakından tanıdıkça, her şeyin daha anlamlı hale geldiğini fark ettim. Bu vakıf, geçmişiyle hem Kayseri’ye, hem de ülkenin eğitim kültürüne bir bağ taşıyordu.

Enderun’un bu kadar köklü bir geçmişi olduğuna şaşırmıştım, ama aynı zamanda bir o kadar da içimi ısıtan bir şeydi. Kayseri’de büyümüş biri olarak, geçmişi ve kültürel mirası olan bir yerin bana çok daha yakın olduğunu hissettim. Yani Enderun Eğitim Vakfı aslında, Kayseri’nin tam kalbinden çıkmış, kültür ve eğitimle yoğrulmuş bir yapıyı temsil ediyordu. Kayseri’ye ait bir mirasın üzerine inşa edilmiş bir vakıf… Bu beni gerçekten umutlandırdı.

Hayal Kırıklığı ve Umut

Ama bir şey vardı, sürekli içimi kemiren bir soru vardı. Herkes “Enderun Eğitim Vakfı Kayseri’ye ait” diyordu, ama bu kadar önemli bir yerin başka şehirlerle de ilişkisi olmalıydı. Bir köprü gibi düşünmüştüm, hem Kayseri’ye ait hem de daha geniş bir kültürel alanda izler bırakan bir yapıydı. O yüzden o cevabı bulamamak, bu kadar derin bir anlam taşıyan bir yerde net bir aidiyet duygusu bulamamak beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Yine de, Enderun’un bir noktada Kayseri’ye ait olduğunu hissetmek, bu şehre karşı hissettiğim yabancılığı yavaşça aşmama yardımcı oldu.

İçimdeki bu karışık duyguları tam anlamıyla çözememişken, bir gün bir öğretmenle karşılaştım. Bana, “Enderun, sadece bir okul değil, bir yaşam biçimi, bir geçmişin gelecek ile buluşma yeri” demişti. O an, hissettiğim eksiklik yerini bir nebze daha net bir aidiyet duygusuna bırakmıştı.

Sonuç: Bir Yer, Bir Kimlik, Bir Gelecek

Enderun Eğitim Vakfı’na dair hislerim zamanla değişti. O ilk hayal kırıklığı yerini bir anlamda güvene ve umuda bıraktı. Enderun’un geçmişiyle bağlantısı, benim Kayseri’ye olan bağlarımı daha da güçlendirdi. Artık, Kayseri’yi sadece dışarıdan bakarak değil, o geçmişin taşıdığı mirası hissederek, burada büyümüş gibi hissediyorum. Enderun’un bana ait olduğuna inandığım bu geçmişi, her gün biraz daha derinlemesine anlamaya çalışıyorum.

Enderun Eğitim Vakfı, Kayseri’ye ait ama aynı zamanda tüm Türkiye’ye ait. Her köşesi, her anlatılan hikâyesiyle bir kimlik taşıyor. Belki de bu yüzden Kayseri’de, o yabancı hissettiğim şehirde, sonunda bir yer bulabilmiş oldum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sendegel.com.tr Sitemap
betcivdcasino güncel girişilbet casinoilbet yeni girişBetexper giriş adresibetexper.xyzm elexbet